52541930
banner176

Yeni Eğitim Sistemi ve kaygılarımız

10 Eylül 2012 Pazartesi 14:46
Bu haber 978 kez okundu

Göktürk’te bu sene hizmete başlayan Anafen Göktürk Özel Şubesi Müdürü Erol Kaplan ile yeni eğitim sistemi hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yeni Eğitim Sistemi ve kaygılarımız
Anafen Göktürk Şubesi hakkında bizi bilgilendir misiniz?
Sevgi Çiçeği Anafen Dershaneleri 1994 yılında “sevgiyle öğretilenlerin kalıcı olduğu” inancıyla eğitim-öğretim hayatına başladı. Kurulduğu günden bu güne pek çok Türkiye derecesi çıkardık. Hem bireysel hem de kitlesel olarak büyük başarılara imza attık. Birçok özgün uygulamamızla sektöre yön veren “marka” kurum haline geldik. Bunun sonucu olarak sadece İstanbul da 50’yi aşkın şubeye ulaştık. Göktürk Anafen olarak da Anafen’in yeni şubelerinden biriyiz

4+4+4 hakkında görüşleriniz nelerdir?
Sistem bu yıl daha yeni uygulanacak. Sistem uygulanmaya başlamadan tam olarak fikir yürütmek doğru olmayabilir. Ama okulların alt yapısının yeterli hale getirilmesi, müfredatın düzenlenmesi, bu konuda öğretmenlere gerekli yeterliliklerin kazandırılması, kademeler arası geçisin sağlıklı yapılması vb. etkenlerin yerine getirilmesiyle sağlıklı ve güzel bir sistem olacağını düşünüyorum. Bu eğitimin mesleki eğitime de katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Okullarda verilen eğitim, başarıyı yakalamak için yeterli mi?
Tabii ki burada akademik başarı üzerinden konuşabiliriz. Sizin de bildiğiniz gibi öğretmenlerimizin tüm iyi niyetlerine ve gayretlerine rağmen bu konuda rahatlıkla “evet” diyebilmek kolay değil. Çünkü Türkiye’de bütün okullarda aynı seviyede maalesef eğitim veril(e)memektedir. Özellikle ülkemizin doğu ve güney bölgelerinde öğrencilere sağlanabilen imkânlarla batıda sağlanan imkanlar aynı değildir. Öğretmen yetiştirme, okulların teknolojik imkânları, eğitime velilerin desteği, sınıf mevcutları, ulaşım imkânları, teknolojik imkânlar vb. standart değildir.

Okul öğrencilerin temel eğitimlerini aldıkları ve temel bilgileri öğrendikleri eğitim kurumudur. Dershane ise okulda öğrenilen bilgilerin tekrar edilmesini sağlayan, pekiştirilmesine yardımcı olan, öğrenilen bilgilerin test tekniğinde kullanılmasını kolaylaştıran yardımcı bir eğitim kurumudur. Dershanelerin kuruluş amacı bir yandan öğrencileri sınava hazırlarken diğer yandan hazırlanan özgün kaynaklar ve uzman öğretmenler tarafından anlatılan derslerle öğrencinin okul derslerine yardımcı olmaktır.
Dershanede öğrencilere öğretilen müfredat okulda uygulanan müfredat ile bire bir uyumludur. Öğrencinin öğrenim gördüğü sınıfa ait müfredat öğrencinin seviyesine uygun olarak, testlerle ve sınavlarla desteklenerek anlatılmakta ve öğrencinin okulda temel olarak öğrendiği konuyu en üst düzeyde öğrenmesi hedeflenmektedir.

Sınav sistemindeki değişiklikler, öğrencileri sizce nasıl etkiledi?
Her alanda olduğu gibi eğitimde de istikrarlı bir yapının olması önemli. Sürekli değişen ya da revize edilen sınav sistemleri tabii ki hem eğitimcilerde hem de veli ve öğrencilerde bir endişeye neden olabiliyor. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili hazırlanan soru-cevap kitapçığında “yakın zamanda sınav sisteminde önemli değişiklikler olmayacak” ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla öğrenci ve velilerin bu konuda endişe duymasına gerek olmadığını düşünüyorum.
Sınavların varlığı ve içeriği öğrenciye kısa vadeli hedefler sunmakta ve önüne bir amaç koymaktadır. Amacı olmayan bir öğrencinin çalışma isteği ve okula ilgisinin azalacağı kesindir. Müfredattan yapılan, içeriği buna göre düzenlenmiş sınavlar öğrenciyi motive edecektir. Sınavlar bize iller, okullar ve öğretmen hakkında en doğru ve en güvenilir geribildirimi sağlayan araçlardır. Sınavlar eğitim kalitemize tutulan aynalardır. Sınavın öğrencilere öz güven duygusu, planlı çalışabilme, sorumluluk sahibi olma vb. alışkanlıklar kazandırdığı yadsınamaz bir gerçektir. Dolayısıyla sağlıklı ve doğru uygulanabilen bir sınav sistemi objektif ölçme değerlendirme açısından her zaman var olmalıdır.

Ülkemizde uygulanan dershane sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Açıkçası ben dershanelerin özellikle kamuoyunda oluşturulmaya çalışan olumsuz havaya rağmen eğitim sistemi içinde önemli yer tutan kurumlar olduğunu düşünüyorum. Dershaneler doğru değerlendirilebildiği takdirde eğitime birçok yönden katkı sağlayan kurumlardır. Öğrencilerde dershane ortamlarında daha iyi öğrendikleri(okulları kötüler gibi olmuş bunu yerine “öğrendiklerini çok daha iyi pekiştirdikleri mi desek)konusunda yaygın kanaat oluşmuştur. Uzmanlaşmış kadroların anlattıklarıyla üst okula hazırlıkta belirgin başarı farkları ortaya çıkmaktadır. Dershaneye devam edenlerin öğrenme isteğinde ve başarma arzusunda belirgin artış gözlenmektedir. Öğrenme ortamları ve öğretim yöntemleri tam öğrencilerin ihtiyacına göre hazırlanmış ve geliştirilmiştir. Öğretmenler tamamen öğrenci ihtiyaçlarına göre mecburiyetten uzak isteğe bağlı bir ortamda hizmet sunmaktadır. Dershaneler eğitimde fırsat eşitliğine katkı yapan kurumlardır. “Urfalı Çoban birinci oldu” haberlerinde dershanelerin payı asla yadsınamaz. Dershaneler birçok yönden dezavantajlı olan öğrencileri destekleyerek onların da eğitime aktif katılımına destek olmaktadır. Sınavlara hazırlık ve dershaneler öğrencilere birçok olumlu özellik kazandırmaktadır (zamanı verimli kullanma, mekân yönetimi, analitik düşünme becerisi, problem çözme becerisi, sosyal beceri vb.). Sınavın varlığı öğrencilere bir hedef göstermektedir. Özellikle çalışan anne-baba sayısının hızla arttığı günümüzde ve sınavlar dershaneler arayış içinde olan öğrenciler için çok önemli bir alternatif sunmakta ve öğrencilerin televizyon ve internet bağımlısı birer asosyal birey olmasını engellemektedir.

Anafen Göktürk Şubesinin, öğrencilerine başarıya ulaşmaları yolunda planladığı program nedir?
Sadece bir dershaneye devam etmek başarılı olmak için yeterli değil. Bu yüzden öğrenciye öğrenmeyi sevdirmelisiniz. Bunun için de dershane, aile ve öğrenci üçlüsü arasındaki bağı çok iyi kurmak zorundasınız. Rehber öğretmenlerimiz bu noktada çok gayretli. Özgün bir rehberlik anlayışına sahibiz. Aile ziyaretlerine çok önem veriyoruz. Aile ziyaretlerinde öğrencinin çalışma ortamını görüp varsa eksiklikler bu noktada aileleri uyarmaktayız. Ayrıca her hafta yaptığımız kontrollerde öğrencinin kaynaklarını çözüp çözmediğini takip etmekteyiz. Başarılı olmak özellikle programlı olmaktan geçiyor. Bu noktada da öğrencilerimize her hafta Haftalık Ders Çalışma Programı verip bunun uygulanmasını sağlıyoruz.

Ayrıca her öğrencinin seviye, beklenti ve ihtiyaçlarının farklı olduğu gerçeğinden hareketle homojen bir sınıflandırma yapıyoruz. Böylece her öğrenciye ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak şekilde ders anlatıyoruz. Anlatılan dersleri etütlerle pekiştiriyor, kazanım merkezli uygulanan sınavlarımızla da değerlendirmesini yapıyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerek müfredatta gerekse sınav siteminde yapılan en küçük bir değişikliği bile yakından takip ediyor, programımıza en kısa sürede bu değişikliklere uygun hale getiriyoruz. Ayrıca öğrencilerimize nitelikli doküman ve eğitim teknolojilerinin tüm imkânlarını sunuyoruz. Anafen TV, Soru Çözüm Merkezi, Cepte Çözüm, Randevulu Ders Sistemi (RDS), Hata defteri, e-deneme bunlardan sadece bir kaçı.

Öğrencilerin teknolojiye olan mesafesi nasıl buluyorsunuz ve nasıl olmalı ?
Bu sorunun çok uzun bir cevabı olduğunu düşünüyorum. Öğrencilerimiz maalesef teknolojiye çok hızlı ulaşıyor ne nasıl kullanacağını bilmiyor. Bu konuda öğrencilerin çağın gereği olan teknolojinin nasıl kullanılacağı zararlar, yaraları hakkında sağlıklı bilgi verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kurum olarak bu konuda özellikle gayret ediyoruz. Teknolojiyi çeşitli şekillerde öğrenciler için en faydalı biçimde onların hizmetine sunuyor, doğru kullanım için onları yönlendiriyoruz. Ailelerin bu konuda çok dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum. En azında “güvenli internet” uygulamasına geçmeli ve ergenlik ya da ön ergenlik döneminde olan çocukların zararlı içeriklere ulaşmasını engellemeliler.

Öğrenci veli arasındaki ilişki okul döneminde nasıl olmalı?
Sizin de bildiğiniz gibi öğrenci başarısında ailenin rolü kesinlikle yadsınamaz ve hayati bir öneme sahiptir. Ailenin okulda verilen bilgi ve donanımı işlemesi, o bilgiyi davranış haline getirmesi için öğrenciyi evde desteklemesi gerekmektedir. Anne baba çocuğa olumlu yaklaşım sergilemeli, çocuğun dersine, yaptığı, her hangi bir şeye bakarken, önce güzel şeyleri görmeli ve söylemelidir. Çocuğu mutlaka takip etmeli, zamanını planlamasına yardımcı olmalıdır. Sürekli eleştiren, nasihat veren, kıyaslayan bir pozisyonda değil dinleyen, anlayan, anladığını hissettiren, empati kurabilen, görüşlerine değer veren bir yapıda olmalıdır. Özellikle baskı yapmaktan kaçınmalı kapasitesi ölçüsünde elinden gelenin en iyisi için çaba göstermesine yardımcı olmalıdır.

Öğrenciyi başarıya ulaştırmak için velilerimize neler tavsiye edersiniz ?
Çok kısa bir şey söylemek istiyorum. Öğrencilerimize güvensinler, destek versinler, takip etsinler, sorumluluk versinler, sevgilerini onlardan kesinlikle esirgemesinler ve sevgilerini gösterirken cimri davranmasınlar. Danışman öğretmenleriyle iletişim içinde olsunlar.



Göktürk Vizyon
banner184
banner174

Yorum Gönder